Kitap

Ranciere Cahil Hoca – Zekalar eşit midir? Değil midir?

Zekalar eşit midir? Değil midir? Ranciere’in söylediği yöntemle zihinlerimizi özgürleştirme imkanına sahip miyiz?

Bizim temel günahımız tembelliktir. Tembelliğimizi ancak irademiz sayesinde aşabiliriz. Özgür insanların takip ettiği bir müfredat yoktur, herkes ne öğrenmek istiyorsa onu kendi başına öğrenir. Ranciere’nin anlatmak istediği budur. Buradaki hoca cahildir, zekaların eşitliğini ancak onun cehaleti sağlamaktadır. Onun cehaleti özgürleştirmektedir.  Özgürleştirmeksizin eğitenler aptallaştırır.

Klasik eğitim anlayışına baktığımızda hoca kendi bilgilerini karşısındakine aktarandır. Bu anlayışta açıklama ve yöntem iç içe girmiştir. Öğrencilerin zihinlerinin şekillenmesi yöntem ve açıklamayla olur. Bu eğitim anlayışına göre özgürleşmeden bahsetmek mümkün değildir. Peki eğitim ve özgürleşme nasıl olacak? İnsanların kendi zihinsel süreçleri vasıtasıyla öğrenebilme yeterliliği kazandığında ancak biz eğitimde özgürleşmeden bahsedebiliriz.  Bir insan iradesiyle başkalarının yaptığı ve anladığı her şeyi yapabilme ve anlama kabiliyetine sahiptir. Böyle bir imkân vardır ancak tek bir koşul vardır oda istemek.  İstemenin mekânı iradedir yani aslında kişinin güçlü bir iradeye sahip olmasıdır. Klasik eğitim anlayışında eğitim insanların zihinlerini şekillendiriyor demiştik. Bu yanlış bir şeydir. Eğitim dediğimiz insanların zihinlerini şekillendirmek yerine irademizi güçlendirmeli. Bir zekânın başka bir zekâya tabi kılındığı yerde aptallaşma vardır. Kişi kendi iradesini yoluna sokacak ve o yolda tutacak kadar güçlü değilse insan özellikle de çocuk bir hocaya ihtiyaç duyabilir. Ranciere’e göre eğitimde iki şey söz konusudur birisi zeka diğeri iradedir. İki ilişki arasında ki farkın bilinip özenle korunmasına irade başka bir iradeye itaat ederken kendisinden başka bir şeye itaat etmeyen bir zekânın gerçekleştiği edime özgürleşme denir. Kısacası özgürlük dediğimiz şey söz konusu olan zekânın başka hiç bir şeye tabi tutulmadığında kendi iradesiyle özgürleşmesidir. Eğer kişi kendi iradesiyle kendi yolunu çizebilme imkânına sahipse özgürleşme olur.

Herkes eşit zekâya sahip olarak dünyaya gelir. Zekâların eşitliği kavramı maddiye indirgenemez. Burada bahsedilen eşitliğin sayısal olarak karşılığı mümkün değildir. Ancak eşitlik kavramı, var olan her insanın aynı zekâlarını eşit düzeyde kullandığı anlamına gelmez.   Kitabın varsayımı bir insan başka insanların yapabildiği her şeyi yapabilir ama bir şartla bu şart istemek yani iradedir. Yani bizim zekâda ki üstünlüğümüz iradeden geliyor. Herkes eşit düzeyde yaratılır. Öğretmen öğrencinin öğrenme isteğini destekler ve böylelikle kişi başarılı olur.

 

Yazar hakkında

M.Enes Yalçın

Selamlar ben Enes. Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet ve Eğitim Fakültesi çift anadal Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık programı öğrencisiyim. Eğitim alanındaki gelişmeleri takip etmeye ve gelişmeleri sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Acil iletişim için instagram adresim,
instagram: @enes_yalcn

Bu konuya yorum yaz