Eğitim Sağlık Üniversite

Otizm nedir? Amerika’da ve Türkiye’de Otizm

İstanbul Medipol Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Sosyal Hizmet Dersi

Mehmet Enes YALÇIN – 4A160077

Otizm ve Amerika’da Otizm

Giriş

            Araştırmamda ilk olarak otizm hakkında genel bilgiler verilecektir. Otizm nedir?, Türleri nedir?, Nedenleri nedir?, Tedavi yöntemleri nelerdir? Genel hatları ile otizm tanımlandıktan sonra Amerika Birleşik Devletlerinin genel ve siyasi kültür yapısı, ekonomik yapısı ve sağlık harcamaları hakkında kısa bilgiler verilerek, Amerika’da otizmin görülme sıklığı ve otizm ile ilgili yapılan çalışmalara değinilecektir.

Amerika’da otizm hakkında çalışmaların yaygınlığı ve ülkemizin bu çalışmalarda Amerika’yı geriden takip ediyor oluşu dikkatimi çekti. Ancak Türkiye’de de Amerika’da ki otizm çalışmalarına benzer çalışmalar yaygınlaşmaya başlamıştır. Yurt dışında çalışmalar yapıp Türkiye’ye gelmiş kişiler orada gördükleri sistemi buraya entegre etmeye çalışmaktalar.

En sonda Amerika’da otizm çalışmaları ile ünlü olan Princeton Child Development Institute hakkında bilgi verilecek ve Türkiye’de benzer çalışmalar yürüten Tohum Otizm Vakfına değinilecektir.

Otizm Nedir?

Otizm çocuklarda iki yaşından sonra kendini belli eden fiziksel ve sosyal gelişim bozukluğuna verilen isimdir. Bu çocuklar algılama ve öğrenme de problem yaşarlar. Otistik spektrum bozukluğu (OSB) şeklinde ifade edilir. Otistik bireylerin büyük bir kısmında zeka geriliği olarak tanımlanmasına karşın bazen zekası çok yüksek veya normal çocukların içlerinden de çıkmaktadır. Bu bireylerin zeka boyutla normal ve ya ileri düzeyde olsa dahi öğrenme zorluğu yaşarlar. Otistik bireylerin büyük bir kısmı hayatları boyunca ailelerine ya da ailesi dışında birilerine bağımlı olarak hayatlarını idame ettirirler. Kavramaları ve öğrenmeleri çok geridir. Bu hastalık iletişime ve sosyal etkileşime ciddi derecede zarar verir. Tekrarlanan ve sınırlı davranışlara yol açar, insan beyninin gelişimini engeller. Bu yineleyici ve sınırlı davranışları aşağıdakiler gibi ifade edebiliriz;

  • Stereotipi:  Vücudu ve kafayı sallamak, elleri birbirine çırpmak gibi amacı olmayan hareketlerdir.
  • Kompulsif Davranış:  Asimetri takıntısıdır. Nesneleri bir düzende görmek ve bir düzene koymak isterler. Bu davranış isteyerek yapılır.
  • Kendini Yaralama: Karşısındaki kişiyi ya da kendini ısırarak ve benzeri zarar verici davranışları içeren hareketlerdir. Dominick, yapmış olduğu takipler sonucunda otistik çocukların %30’unun kendini yaralamak şeklinde zarar verici davranışlarda bulunduklarını tespit etmiştir.
  • Sınırlı Davranış: Yaptıkları davranışlar sınırlıdır ve davranışlarına sınır koyarlar; Örnek olarak sadece tek bir diziyi takip etmek ve ya aynı renkteki parke taşlarına basmak gibi. Bu sınırlı davranışların dışına çıkmak onlar için zor ve rahatsız edicidir.
  • Tekdüzelik  Her şeyin tek düzende olmasını isterler. Değişikliklere karşıdırlar ve değişiklikler karşında mükemmel bir direnç gösterirler; Örneğin eşyaların, mobilyalarının yerlerin değiştirilmesine karşı çıkabilirler.
  • Rutin Davranış Her gün yaptıkları etkinlikleri rutin olarak devam ettirirler bu rutin davranışların dışına çıkmak onlar için rahatsızlık verici olabilir.; Örneğin her gün patates kızartması yemesi, aynı renkte elbiseler giymesi.

Otizm Türleri

Asperger Sendromu: Asperger sendromunda sosyal işlevlerde yetersizlik ve çeşitli kompulsif takıntılara rastlanmaktadır. Ancak, diğer otizm türlerinden farkı, dil ve zihin gelişiminde geriliklere rastlanmaz. Asperger tanısı koyulmuş bireylerin sözel işlevleri, örneğin, sözcük haznesi ve dilbilgisi işlevleri, genelde iyidir. Ancak, görsel-algısal ve görsel-devinsel işlevlerde yetersizdirler. Ayrıca, çoğunda denge ve devinsel eşgüdüm sorunları gözlenmektedir.

Çocukluk Disintegratif Bozukluğu: Bu tanıyı alan çocuklar, yaşamlarının en az ilk iki yılında normal gelişim seyretmektedir. Bozukluğun başlamasıyla, daha önce kazanılmış olan beceriler hızla yitirilip otizm için belirtilen özellikler kendini göstermektedir. Çoğu çocuğun zihinsel becerileri, ileri derecede zihin özürlü düzeyine kadar gerilemektedir. Çocukluk disintegratif bozukluğu tanısı alan çocuklar, birkaç yıl içinde, otizm tanısı alan çocuklarla benzer özellikleri paylaşır hale gelmektedir.

Rett Sendromu: Rett sendromu, en az beş ay normal gelişim gösteren çocuklarda görülür ve yalnızca kızlarda ortaya çıkan genetik bir otistik spektrum bozukluğudur. Sendromun başlamasıyla birlikte, baş büyümesi yavaşlar, el becerileri yitirilir, takıntılı el hareketleri başlar. Zamanla tüm beyinsel beceriler geriler.

Atipik Otizm: Eğer bir çocukta otizm tanı ölçütleri tam olarak karşılanmıyorsa atipik otizm tanısı konur. Otistik belirtiler zamanla kaybolabilir, iyi eğitim ve elverişli şartlarla tamamen normale dönebilir. Mizahı anlama ve oluşturmada, karşı cinsle ilişki başta olmak üzere insan ilişkilerinde hep ciddi sorunlar yaşarlar. Dil sorunu varsa kısa sürelidir, sonuç olarak düzgün gramer ve fonoloji ile konuşurlar. Kendine zarar verici davranışlar görülmez. Öğrenme sorunları olabilir. Dar ve yoğunlaşmış ilgi alanları vardır ancak örneğin mesleğinde bu bir avantaj olabilir. Takıntılar ve ritüeller belirgin olabilir, panik ataklar sık görülebilir.

Otizmin Nedenleri

Günümüzde otizm rahatsızlığının temelinde genetik bir hastalık olduğu bilinmektedir fakat mutasyon sonucu mu çoklu gen etkileşimi sonucu mu gerçekleştiği henüz bilinmemektedir. Araştırmacılar ikiz denekler üzerinde yapılan deneyler sonucunda ortak çevre koşulları ve diğer tıbbi sendromlar olmayan ortamlarda otizm riskinin %90 oranında genetik olduğunu tespit etmişlerdir. Tek gen mutasyonu veya tek kromozom anomalileriyle izlenmemektedir. Sadece otizm ile  bağlantılı genler OSB’ye yol açtığı da gösterilememiştir. Ailelerinde otistik olmayan bireylerin çocuklarında otizm olmayacak diye bir şart yoktur. Gen kopyası varyantlarından kaynaklı olarak otizm gelişebilir. Bu mayoz bölünme sırasında oluşan bozukluklar sonucunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Yani her insanda otizme yol açan genler mevcuttur.

Aynı zamanda doğum sırasındaki kusurlar da otizmi tetikleyebilir.

Çevresel etkenlerin otizme etkisi tam olarak bilinmese de hala bunun üzerine detaylı araştırmalar devam etmektedir. Bu çevresel etkenler; ağır metaller, radyoaktivite, solventler, hastalıklar, plastik ürünlerde kullanılan flatallar ve fenoller, egzoz gazı, alkol, uyuşturucu sigara, ve aşılar şeklinde sıralanmıştır.

Bu hastalık erkek çocuklarında kız çocuklarına göre 5 kat daha fazla olarak rastlanmaktadır. Otistik bir çocuğun gelişimi;

  • İlk olarak kendini konuşmada belli eder. Dil gelişimi çok gecikir.
  • Sosyalleşme sürecine çok geç dahil olurlar. Dahil olsalar dahi tam olarak sosyalleşemezler.
  • Otistik bireyler için duygusal tepkiler yoktur. Duygular onlar için bir anlam ifade etmez.
  • Beyinsel işlevsizlik durumunda dengesizlikler gözlenir.
  • Etkinlikleri sınırlı olarak gerçekleştirir.

İlk doğduğunda anlaşılması çok zor olan bu hastalık, çocuğun konuşma zamanı gelince veya toplumla iletişim döneminde rahatlıkla fark edilebilir.

Çocuğunuzun otistik olup olmadığını tespit etmek için

OSD’li çocukların aileleri genellikle 2 yaşına gelmeden önce çocuklarındaki bu rahatsızlığın farkına varırlar. Tedaviye başlanmaması veya geciktirilmesi uzun süreli sonuçlara sebep olabilir.  Aşağıda OSD değerlendirmesine yardımcı semptom kontrol listesi bulunmaktadır. Çocuklarınızdaki gelişim anomalilerini bu listeden kontrol ederek ihtimalleri karşılaştırabilirsiniz. Bu listedeki anomalilerin tamamının çocuğunuzda olması onun illaki OSD’li olması anlamına gelmiyor. Doktorunuza gittiğinizden en sağlıklı sonuçları onlardan alabilirisiniz. Aşağıdaki listelerden herhangi birisi varsa zaman geçirmeden bir uzmana danışmanızda fayda vardır.

  • 12 ay geçmesine rağmen çocuk hiç gevelemiyor, konuşma eylemi göstermiyorsa,
  • 12 ay geçmesine rağmen el işaretleri yoksa (yani el sallama, işaret etme, parmakla gösterme)
  • 16 aylık oldu ama tek bir kelime dahi ağzından çıkmadıysa.
  • 24 aylık olduğu halde kendiliğinden iki kelimelik konuşma olmaması. (başkası tarafından çıkarılan seslerin yinelenmesi dışında (ekolali))
  • Herhangi yaşta konuşma ve sosyal iletişim becerilerinin kaybı.

Otizm’in sebep olduğu rahatsızlıklar;

  • Otistik bir çocuk sizinle asla göz kontağı kurmaz.
  • Bir an göz göze gelinse gözlerini hemen kaçırır.
  • Sürekli olarak huzursuz bir ruh halleri vardır. Duygusal yaklaşımlarınıza karşılık vermezler.
  • İçlerinde bazıları vardır ki sıcak, soğuk algıları bile kapalıdır. Bu durumlarda bile tepki vermezler.
  • Bazıları ev ya da eşya değişikliğini kaldıramaz ve çok ters tepkiler verebilir.
  • İçlerinde bir grup vardır ki bu çocuklar çok tehlikelidir. Huzursuzluk hallerinde kendilerine ve çevrelerinde ki eşyalara rahatlıkla zarar verebilirler.
  • Beyinlerin evin şeklini, odanın şeklini vs hep ezber yaparlar. Sonra bu yaşam alanlarında olabilecek küçük bir obje değişikliği onlarda büyük bir stresin oluşmasına yol açar.
  • Konuşma kelimeleri çok sınırlı kalır. Hiçbir zaman normal insanlar gibi konuşamazlar. En çok duydukları kelimeleri papağan gibi tekrarlarlar.
  • Bütün dünyadan izole edilmiş, kendilerine ait bir dünyaları vardır. Sosyalleşmeye onları kimse zorlayamaz.
  • İnsanlarla iletişim kurup zaman geçirmek yerine objelere ve cansız varlıklara bağlanırlar.
  • Hayatı boyunca hiç konuşmayanları vardır.
  • Dokunmaktan nefret etmelerine karşılık, bazıları sıkıca sarılmaktan çok hoşlanır.
  • Yüksek sesle onlara yaklaşmayın. Bir anda çılgına dönebilirler.

Otizmin Tedavisi

Otizm tedavisi ilaç ve terapi yöntemleri ile yürütülür.

Otizm Terapisi Nasıl Olmalıdır

Bazı durumlarda otizm sahibi kişilerin ilaç kullanmaları gerekebilir. Bu rahatsızlık özellikle buluğ çağında depresyon ve anksiyete gibi rahatsızlıkları tetikleyebilmektedir. Böyle durumlarla karşılaşmamak için söz konusu rahatsızlıkların etkilerini en aza indirmek, bunun için ise ilaç kullanmak gerekir. Ancak otizm tedavisinin temeli fiziksel ve bilişsel terapilerden oluşur. Bu terapiler otizmli kişinin becerilerini ve iletişim yeteneğini kazanmasına yardımcı olacaktır.

Terapilerin temel amacı, kişilerin becerilerini kazanmalarına yardımcı olmaktır. Eğer otizm tanısı bebeklik yıllarında konulur ve terapiye bu zamanlarda başlanırsa, büyüme sürecinde kişinin motor becerileri kazanması ve iletişim kurma yeteneğine sahip olması sağlanabilir. Otizmli bireylerin tedavisinde uygulanan yedi temel terapi yöntemi bulunmaktadır.

Terapi Yöntemleri

Terapilerin temel amacı, kişilerin algılama, işitme, iletişim kurma ve derin düşünme gibi yeteneklere sahip olmalarını sağlayabilmektir.  Uzmanların bu yöntemler hakkında farklı görüşleri bulunuyor. Her yöntemde belli bir ilerleme sağlanabiliyor. Ancak bunlardan hangisinin tam anlamda etkili olduğuna ve diğerlerine nazaran daha güvenilir olduğuna dair genel olarak kabul edilmiş bir fikir bulunmuyor.

  1. Duyusal Bütünleştirme Terapisi
  2. İşitsel Bütünleştirme Terapisi
  3. Müzik Terapisi
  4. Sanat Terapisi
  5. Drama Terapisi
  6. Yunuslarla Terapi
  7. Ata Binme Terapisi

Amerika’da Otizm                                

                                          

                         Kaynak: healthline.com

Yukarıdaki tabloda Amerika genelinde ve eyaletlerinde otizmin görülme oranları istatiksel olarak verilmiştir.

Tabloya göre;

  • Amerika genelinde her 68 çocuktan birinde otizm görüldüğü tespit edilmiştir.
  • Raporlara göre otizm oranı en düşük 175 çocuktan 1’i ile Alabama eyaletinde görülmüştür.
  • En yüksek görülme sıklığı ise 46 çocuktan 1’i ile New Jersey’de rapor edilmiştir.
  • New Jersey’de her 28 erkek çocuktan birinde otizm görüldüğü tespit edilmiştir.
  • Erkeklerde otizm görülme oranı kızların 5 katıdır.

Amerika Birleşik Devletleri Siyasi Kültürü

Amerika Birleşik Devletleri, çoğulcu demokrasiye sahip, başkanlık sistemi ile yönetilen federal bir cumhuriyettir. Amerika’nın federal devlet yapısı, 50 adet federal eyalete ve bu eyaletlere başkanlık yapan Vaşington’u içeren “District of Columbia”yı kapsamaktadır. Federal sistem uyarınca federal yönetim ile iç işlerinde serbest olan eyalet yönetimlerinin görev, yetki ve sorumlulukları vardır bu sorumluluklar Anayasa’da tanımlanmıştır.

Amerika Birleşik Devletleri’nin Ekonomik Görünümü

Amerika, 320 milyonu aşan nüfusu ve 18 trilyon doları aşan GSYİH’si ile dünyanın en önemli pazarlarından biridir. Dünya çapında serbest piyasa ekonomilerinin en büyük örneği olarak gösterilen ABD ekonomisinde, üretim ve hizmetlerin büyük bir bölümü özel sektör tarafından sağlanmakta ve tüketilmekte olup, dünya çapında kamunun ağırlığının bu kadar az olduğu başka bir ekonomi bulunmamaktadır. Hizmet sektörü GSMH’nin yaklaşık % 67’sini oluşturmaktadır. Sanayi sektörü teknoloji yoğun üretim yapısına sahiptir. Sivil ve askeri teknolojide lider konumda olan ABD, en önemli enerji üretici ve tüketicisi ülkeler arasındadır. Kaya gazı teknolojisinin yaygın kullanılmasıyla birlikte ABD, 2016 yılında ilk kez ham petrol ve LNG ihracatına başlamıştır.

Vergi kesintileri ve sağlık harcamalarındaki artış ülkenin maliye ve para politikaları içinde önemli gündem konuları haline gelmiştir. ABD’nin 2008 yılında baş gösteren küresel mali krizin olumsuz etkilerinden kurtulmaya başladığı ve ekonomisinin toparlanma sürecine girdiği görülmektedir.

Amerika Sağlık Harcamaları

ABD,  gayrisafi yurtiçi hasılaya (GSYH) oran bazında dünyada en fazla sağlık harcaması yapan ülke. Ülkede harcamaların büyüklüğü GSYH’nin yüzde 17-18’ine ulaşıyor fakat Dünya Sağlık Örgütü’ne göre sağlık sistemi performans açısından dünyada 37’inci sırada. ABD’de sağlık sistemi çok pahalı ve yine de yeteri kadar iyi bir bakım sunulamıyor.

Kaynak:Worldbank.com

Yukarıdaki harita 2014 yılına aittir ve dünya geneli sağlık harcamalarını göstermektedir. Harita üzerinde Amerika Birleşik Devletleri işaretlenmiştir. ABD Gayri Safi Yurtiçi Hasılasında yüzde %17-18’lik bir kısımını sağlığa yönelik harcamalarda kullanmaktadır. Aşağıdaki veriler ABD içindir;

  • Kişi başına ulusal sağlık harcamaları: 9.523 $ (2014)
  • Toplam ulusal sağlık harcamaları: 3.0 trilyon dolar (2014)
  • Toplam ulusal sağlık harcamaları Gayri Safi Yurtiçi Hasılada Yüzde:% 17.1 (2014)

Amerika Birleşik Devletleri Dini Gruplar

Amerika Birleşik Devletleri
Din %’lik
Dağılımı
Din %’lik
Dağılımı
Protestan % 46.5 Müslüman % 0.9
Roma Katolik % 20.8 Budist % 0.7
Mormon % 1.6 Hindu % 0.7
Yehova Şahidi % 0.8 Diğer Dinler % 1.8
Diğer Hıristiyanlar % 0.9 Dine Bağlı Olmayanlar % 22.8
Yahudi % 1.9 Bilinmeyen % 0.6

                                                                                                          Kaynak: cia.gov

Amerika Birleşik Devletleri Etnik Gruplar

Amerika Birleşik Devletleri Etnik Gruplar
Etnik

Köken

%’lik
Dağılımı
Etnik

Köken

%’lik
Dağılımı
Beyaz % 79.96 Amerindian ve Alaska
Yerelileri
% 0.97
Siyah % 12.85 Hawaii ve Diğer
Pasifik Adası Yerlileri
% 0.18
Asyalı % 4.43 Melez % 1.61

Kaynak: cia.gov

 

 

 

Amerika Birleşik Devletleri Nüfus Dağılımı

 Büyük kentsel kümeler ABD’nin doğu yarısı boyunca ve batıda ise kademeli olarak yayılmıştır. Nüfus Dağılımı: %80 kentsel, %20 kırsal.

 

Princeton Child Development Institute

Enstitü 1970 yılında New Jersey’de kurulmuştur. Otizmli çocuklarla birebir ilgilenebilmek için özel olarak tasarlanmış bu sınıflarda öğretmenler çocuklara özel ilgi göstermekteler. Çocuklar burada 3 yaşından önce eğitime başlayabilirler.

  • Kurumdan eğitim alan çocukların neredeyse yarısından fazlası normal eğitim kurumlarına geçiş yapabilmekte. (Princeton bunu başarabilen nadir kurumlardan birisi.)
  • Princeton’dan eğitim alan çocukların çoğu ileride özel eğitim alma ihtiyacı duymuyor büyük çoğunluğu özel eğitim kurumu yerine eğitimine normal bir okulda devam ediyor. Bazıları üniversite mezunu ya da halen bir üniversiteye devam ediyor, bazıları liseyi bitirmiş veya çalışıyor.
  • Bu öğrencilerin başarıları, eğitim programlarında uygulamalı davranış analizi kullanılmasının bir sonucudur.
  • PCDI bu başarısından dolayı 1999 yılında, Uluslararası Davranış Analizi Birliği (ABA-The Assosciation for Behavior Analysis International) tarafından verilen ‘davranış analizine kalıcı katkı’ ödülünü almaya hak kazanmıştır.

Eğitim Programı

Etkinlik çizelgeleri: Bireylerin eğitiminde kullanılan bilimsel dayanaklı etkili bir öğretim yöntemidir. Etkinlik çizelgeleri, otizmli bireylere başkalarının verdiği yönergelere bağlı kalmadan günlük etkinliklerini kendi başlarına yapmalarına yardımcı olan fotoğraflı veya yazılı ipuçlarından oluşur. Otizmli bireyler, etkinlik çizelgeleri kullanarak rutinlerinde değişiklik yapmayı, etkinlik seçmeyi, etkinliklerini sıraya koymayı ve başkalarıyla iletişime girmeyi öğrenirler.

Dikkati yöneltme: Bireylerde dikkati arttırmaya yönelik çalışmalardır.

Resim-nesne ilişkilendirme: Resim ile nesneleri ilişkilendirerek bireylerin algı kapasitesi arttırılmak hedeflenir.

Motor taklit: Çeşitli teknikler kullanılarak çocukların motor yani el,yüz gibi mimiklerinin geliştirilmesi hedeflenir.

Akıcı dil: Konuşma bozukluğunun ortadan kaldırılması ya da en azından kendini ifade edebilecek düzeye getirilmesi amaçlanır.

İfade edici dil: Bu da bir önceki akıcı dil ile bağlantılıdır. Birey dili öğrenmeye başladıktan sonra kendini ifade etmesi beklenir. Bu yönde çalışmalar yapılır.

Akran etkileşimi: Bireyler akranları ile etkileşime girerek sosyal iletişimi öğrenmeleri hedeflenir.

Grup etkinliklerine katılma: Buda yine birlik, beraberlik ve sosyal işlevselliği arttırmaya yönelik çalışmalardır.

Amerika’daki diğer kurum, kuruluşlar ve yaptıkları çalışmalar;

Autism Speaks: Aileler, hekimler ve araştırmacılar için bilgi ve destek sağlayan otizm savunuculuğu organizasyonu. Otizm’in Sesi ya da Otizm Konuşuyor olarak Türkçeleştirebileceğimiz bu kurum, otizmli bireylerin bugününü güçlendiriyor ve yarını için bir dizi çözüm planları hazırlıyor. Çeşitli ulusal etkinlikler ve organizasyonlar düzenleyerek otizm hakkında farkındalık yaratmak ve bu organizasyonlardan elde ettikleri gelirleri otizmli bireylere destek ve otizm çalışmaları için harcıyor. Aynı zamanda sağlam bir tedavi ağına sahiptir. Autism Treatment Network (ATN), otistik çocuklar için çok disiplinli tıbbi bakım konusunda uzmanlaşmış olan, Kuzey Amerika’daki en iyi çocuk hastaneleriyle ve akademik kurumların bir kısmı olan, Autism Speaks’in bir işbirliğidir. Birlikte, bugün otizmi çevreleyen en zorlu tıbbi koşulların çoğuna kanıta dayalı protokoller ve bakım standartları geliştirmeye çalışıyorlar. Otizm Tedavi Ağı’nın (ATN) en iyi uygulamaları, otizmi olan tüm çocukların sonuçlarını iyileştirmek için ülke genelindeki hekim ve tıbbi tesislerle paylaşılmaktadır.

Autism Society of America: Amerika Birleşik Devletleri genelinde uygulamaları bulunan ulusal otizm örgütü. Otizm Derneği, 1965 yılından bu yana, 100’den fazla yerel ve devlet kuruluşuyla ortak çalışarak, otizmden etkilenen milyonlarca bireyi ve aileyi desteklemiştir. Otizm Topluluğu, otizmle yaşayan bireylerin ve ailelerin yaşam kalitelerini en üst düzeye çıkarabilmelerini, en üst düzeyde onuruyla muamele gördüklerini ve yeteneklerinin ve becerilerinin takdir edildiği ve değer verildiği bir toplumda yaşayacaklarını düşünüyor. Dernek otizm dostu bilinçli bir toplum geliştirmeyi hedeflemekte ve buna inanmaktadır. Bunun için ulusal konferanslar, otizm ile ilgili eğitimler ve aileleri desteklemeye yönelik maddi yardımlar yapmaktadır.

Autism Society of America Eğitim ve Ulusal Konferans: Ulusal konferans’ta, eğitimciler, davranış analistleri, sosyal hizmet uzmanları, konuşma ve işitme terapistleri, psikologlar, psikiyatrlar, kayıtlı hemşireler, mesleki terapistler, fizik tedavi uzmanları ve mesleki terapistler olmak üzere otistik bireyleri, sevdiklerini ve profesyonellerini bir araya getiriyor. Hekimler – bir dizi deneyim ve ihtiyaçla ülke çapında katılımcılar – öğrenmek, ağ kurmak ve fikirleri paylaşmak için mükemmel ve eşsiz bir fırsat yaratıyor. Aile üyelerinin, profesyonellerin ve bireylerin otizm spektrumdaki ortak uzmanlığı ve deneyimleri, Otizm Topluluğu Ulusal Konferansı’nı uzman sunumcudan ve birbirlerine nasıl daha etkili bir şekilde savunacakları ve destek alabileceklerini öğrenmelerini sağlıyor.

Autism Society of America Stratejik Planlama: Otizm Topluluğu, 100’den fazla yerel ve devlet kuruluşunun gönüllüleri ve personeli ile ortak olarak, her zaman yaşam kalitesini en üst düzeye çıkarmak için otistik bireylerin refahını arttırmaya yönelik planlar oluşturdu. Planın uygulanmasının bir parçası olarak, Otizm Topluluğu ölçülebilir sonuçların tanımlanması ve bireylere en iyi şekilde yardımcı olması için değerlendirildiğinden emin olmaktadır.

Association for Science in Autism Treatment: Otizm ve otizmin tedavisi ile ilgili bilimsel bilgi, tamamlayıcı ve alternatif tıp tedavilerinin gözden geçirilmesi ve bilginin doğrulanmasına ve uygulanmasına yönelik çalışmalar yürütmektedir. Kadrosunda otizm alanında uzmanlaşmış tıp uzmanı, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve benzeri bilim ve meslek dalı uzmanları multidisipliner bir çalışma ağı yürütmektedir.

Association for Science in Autism Treatment’de yapılan müdahaleler;

  • Biyomedikal Müdahaleler

Biyomedikal Müdahaleler çeşitli psikiyatrik ilaçlar ve yöntemlerle yürütülmektedir.

  • Psikolojik, Eğitimsel Terapötik Müdahaleler

 

 

 

Psikolojik, Eğitimsel Terapötik Müdahaleler
Hayvan Terapisi Hızlı Düşünme Soru Sorma Terapisi
Sanat Terapisi Duyusal Bütünleştirici Terapisi
(Duyusal Entegrasyon)
İşitsel Entegrasyon Terapisi Duyu-Motor Tedaviler
Kolaylaştırılmış İletişim Son-Rise Programı
Ağız-Motor Becerileri Eğitimi Vizyon Terapisi
Psikanalitik ve İnsancıl Oyun Terapisi Müzik Terapisi

                                                                                              Kaynak:asatonline.org

Bebeklerde Otizm Teşhisi İçin Kullanılan Ölçek

            Çocuğunuzun genelde nasıl olduğu hakkında aşağıdaki bilgileri doldurunuz. Lütfen her soruyu cevaplamaya çalışın. Davranışı nadir ise (örn. Bir veya iki kez gördüyseniz), lütfen çocuğu yapmazmış gibi cevaplayın.

The Modified Checklist for Autism in Toddlers (M-CHAT)
1.Does your child enjoy being swung, bounced on your knee, etc.? Yes
No
2. Does your child take an interest in other children? Yes
No
3. Does your child like climbing on things, such as up stairs? Yes
No
4. Does your child enjoy playing peek-a-boo/hide-and-seek? Yes
No
5. Does your child ever pretend, for example, to talk on the phone or take care
of a doll or pretend other things?
Yes
No
6. Does your child ever use his/her index finger to point, to ask for something? Yes
No
7. Does your child ever use his/her index finger to point, to indicate interest in
something?
Yes
No
8. Can your child play properly with small toys (e.g., cars or blocks) without just
mouthing, fiddling, or dropping them?
Yes
No
9. Does your child ever bring objects over to you (parent) to show you something? Yes
No
10. Does your child look you in the eye for more than a second or two? Yes
No
11. Does your child ever seem oversensitive to noise (e.g., plugging ears)? Yes
No
12. Does your child smile in response to your face or your smile? Yes
No
13. Does your child imitate you (e.g., you make a face—will your child imitate it?) Yes
No
14. Does your child respond to his/her name when you call? Yes
No
15. If you point at a toy across the room, does your child look at it? Yes
No
16. Does your child walk? Yes
No
17. Does your child look at things you are looking at? Yes
No
18. Does your child make unusual finger movements near his/her face? Yes
No
19. Does your child try to attract your attention to his/her own activity? Yes
No
20. Have you ever wondered if your child is deaf? Yes
No
21. Does your child understand what people say? Yes
No
22. Does your child sometimes stare at nothing or wander with no purpose? Yes
No
23. Does your child look at your face to check your reaction when faced with
something unfamiliar?
Yes
No

                                                                                                                      Kaynak: aafp.org

            M-CHAT, otistik spektrum bozuklukları riskini değerlendirmek için, 16 ila 30 aylık çocukların taranması için onaylanmıştır. M-CHAT’ın birincil amacı, duyarlılığı en üst düzeye çıkarmak ve mümkün olduğu kadar çok otizm olgusu tespit etmektir.

Yukarıda verilen ögeler içerisinde toplamda üç maddeden ya da iki kritik maddeden başarısız olan çocuklarda otizmi değerlendirmek üzere eğitilmiş bir uzman tarafından tanı değerlendirmesi yapılmalıdır. Buna ek olarak tarama sonucunda çocuğun otizm hassasiyeti olduğu düşünüldüğünde doktor, ebeveyni veya diğer profesyonellerin otizm ile ilgili endişeleri bulunan çocuklar değerlendirilmek üzere multidisipliner bir ekip çalışması başlatmalıdır.

Türkiye’de Sağlık Harcamaları

Kaynak:Worldbank.com

Yukarıdaki harita üzerinde Türkiye’nin 2014 yılında Gayri Safi Yurtiçi Hasılasının yüzde kaçlık kısmını sağlık harcamaları için harcadığı gösterilmiştir. Verilere göre Türkiye 2014 yılında Gayri Safi Yurtiçi Hasılasının %5.4’lük kısımını sağlık harcamalarında kullanmıştır. Amerika’ya göre düşük bir rakam olmasına karşın son yıllarda Türkiye’de sağlık alanına yapılan yatırımlar hızlı bir şekilde artmaktadır.

Tohum Otizm Vakfı

Princeton’da eğitim almış ve post doktora yapmış olan Prof. Dr. Binyamin Birkan 2006 yılında Tohum Otizm Vakfı Okul Programı’nı kurdu. Tohum otizm vakfı Princeton eğitim programını temel almış ve benzer uygulamaları yürütmektedir. Özel Tohum Vakfı Özel Eğitim Okulu’nda yürütülen eğitim programlarının en önemli özellikleri şunlardır:

  • Gün boyunca eğitimlerde her çocuğa bir eğitimci, her dört eğitimciye bir danışmanın rehberlik etmesi
  • Uygulamalı davranış analizi modelinin profesyonelce, veriye dayalı ve kapsamlı uygulanması
  • Eğitim programlarının ve uygulamalarının her yıl PCDI uzmanlarınca değerlendirilmesi ve personele eğitim verilmesi
  • Otizmli her yaştaki çocuğun gereksinimini karşılayabilecek zengin içerikli bir müfredatının olması
  • Diğer gelişim alanlarında ve akademik alanlarda verilen eğitimin yanı sıra, otizmli çocuklar için çok önemli iki alan olan iletişim ve sosyal etkileşim alanlarına büyük ağırlık verilmesi
  • Her çocuk için, ailelerin de görüşleri doğrultusunda, bireysel eğitim programları hazırlanması ve gelişimin yazılı olarak rapor edilmesi
  • Bireysel eğitim programlarında yer alan hedeflerin ne ölçüde gerçekleştiğini belirlemek amacıyla, çocukların performanslarının sürekli olarak değerlendirilip veri toplanması; bu verilere dayalı olarak programlarda gerekli görülen değişikliklerin yapılması
  • Ailelere ev ve/veya okulda düzenli aralıklarla uygulamalı eğitim verilmesi
  • Eğitimcilere sürekli süpervizyon verilmesi ve değerlendirilmesi.

Yazar hakkında

M.Enes Yalçın

Selamlar ben Enes. Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet ve Eğitim Fakültesi çift anadal Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık programı öğrencisiyim. Eğitim alanındaki gelişmeleri takip etmeye ve gelişmeleri sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Acil iletişim için instagram adresim,
instagram: @enes_yalcn

Bu konuya yorum yaz