Eğitim

Kadınlara Yönelik Aile İçi Şiddet ve Kadınların Kadınlara Yönelik Aile İçi Şiddete Bakış Açıları

Şiddet: Tanımı ve Türleri 

Şiddet Nedir ?

Şiddet dilimize Arapçadan gelmiş olup “yeğinlik”, “sertlik” gibi anlamlar taşımaktadır. Aynı hem “zarar vermek” anlamı varken hem de ” fiziksel güç” ve “aşırılık” anlamlarına gelmektedir. Buradan anlaşılacağı üzere şiddet gücün kötüye kullanılmasıyla oluşan bir sınır ihlali şeklinde tanımlanabilir.  ( Yücel DURSUN , 2011, ). Dünya Sağlık Örgütü ise şiddeti “ fiziksel gücün kişinin kendi iradesinde bağlı olarak kendisine veya başkalarına fiziksel ya da psikolojik zarar verecek şekilde kullanılması sonucu, birey(ler) üzerinde biyopsikososyal gelişim bozukluklarına yol açması ya da yol açma olasılığı durumu” şeklinde ifade etmiştir. (WHO,2002, s.5). Dr. Altekin (2013) şiddetin temel amacını bireyin karşısındakini ve  karşısındaki kişileri kontrol altında tutmak: onlara gözdağı vermek şeklinde tanımlamıştır. Aynı zamanda şiddetin bir kontrol kaybı olmadığını kasıtlı olarak yapılan bir eylem olduğundan bahsetmiştir. Günümüzde hala birçok toplumda kadın eşinden veya sevgilisinden fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalmakta. Kadınlara yönelik şiddetlerin erkek egemen toplumlarda görülme oranı diğer toplumlara göre daha fazladır. Bunun sebebi erkeklerin kadınlar üzerinde bir otorite kurmak istemesi bu otoritenin sarsılması ya da erkeğin kadın üzerindeki egemenliğini arttırma isteği erkeği eşine veya sevgilisine şiddet uygulamaya yönlendiriyor. Yazıcı (2013) şiddet olaylarının doğmasındaki en önemli faktörleri toplumsal yapıların değişimi ( kültürel ve yapısal değişimler, gelenekselden modernizme geçiş vb. ) sırasındaki kaynaklanan belirsizlikler olduğunu belirtmiştir.

Şiddet Türleri Nelerdir ?

Yıldırım (1998) şiddetin türlerini beş ana başlık altında toplamıştır. Bunlar ;

  1. İhmal : Yetersiz fiziksel ve duygusal ilgiden kaynaklanan bir şiddet türüdür.
  2. Psikolojik (Duygusal) Şiddet: İlgi ve sevgi görememekten kaynaklanan zorlama ve baskıya dayanan şiddet türüdür.
  3. Sözel Şiddet: Sözel ifadelere dayalı olarak kişiyi aşağılama, küçümseme, tehdit etmek gibi durumlar örnek gösterilebilir.
  4. Fiziksel Şiddet: Darp, yaralama, vurma, tokat atma gibi fiziki etkilere yol açan şiddet türüdür.
  5. Cinsel Şiddet: Fiziksel şiddetin bir sonraki boyutu olarak cinsel şiddeti ele alabiliriz. Zorla ilişkiye girmek, ensest, tecavüz gibi durumlar cinsel şiddete örnek olarak verilebilir.

Kadına Yönelik Şiddet

İnsan yaratılışı gereği biyolojik bir cinsiyete sahiptir.  Her toplumun biyolojik cinsiyete bağlı olarak o cinsiyete atfettiği değerler vardır. Biz bu konuyu toplumsal cinsiyet kapsamında değerlendirmekteyiz.  Cinsiyetten beklenenler toplumdan topluma değişiklik göstermekte ve bu değerler değişkendir. Bireyler bu beklentilere uydukları derecede toplum tarafından kabul görülürler. Ataerkil toplumlarda erkeğin kadından daha üstün olduğu görüşü yaygın olmakla beraber kadın alt sınıf birey statüsünde görülmektedir. Tabi bu değildir ki ataerkil toplumlarda sadece kadınlar ezilmekte, erkeğe yüklenen ağır roller (evin geçimini sağlama) onların ağır bir yük altına girmesine ve çeşitli zorluklara sürüklemektedir. Bu toplumlarda kadınlar onlardan beklenenleri yerine getirmediklerinde cezalandırılabilecekleri görüşü hakimdir. Bu durum toplum ve aile içinde kadına yönelik şiddetin temelini oluşturmaktadır. ( ŞENOL ve YILDIZ, 2013).

Yapılan araştırmalarda görülmektedir ki kadınların büyük çoğunluğu şiddeti fiziksel istismardan ibaret sanmaktadır. Halbuki şiddet sadece fiziksel istismar durumu olmayıp. Yukarıda belirtilen bütün istismar türleri şiddetin kapsamına girmektedir. (YAMAN EFE ve AYAZ, 2010).

Türkiye’de Aile Şiddete Maruz Kalmış Kadınların Durumu Nedir ?

Toplum yapısı olarak ataerkil bir yapıya sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Ülkemizde aile içi şiddet ve aile içi şiddetin bir alt sistemi olan kadına yönelik şiddet vakaları yaygın bir şekilde görülmektedir. Kadına yönelik şiddet 80’li yıllarda kadınların haklarını aramaya başlaması ile gündeme gelmiş hükümet bu haraketlilik sonunda kadınlara yönelik aile içi şiddeti tekrar ele almıştır. Sonrasında birçok gerekli düzenlemeler yapılmış ve yasalar çıkartılmıştır.( Jasen, Üner, Kardam, Tezcan, Ergöçmen, Türkyılmaz, Yüksel,  Koç, Yiğit, ve Coşkun, 2009).

 

 

Bölgeler/İller Yaşamın Herhangi
Bir Döneminde
Son 12
Ayda
Evlenmiş
Kadın Sayısı
İstanbul 36.7 8.1 691
Batı Marmara 24.6 6.0 859
Ege 31.3 5.3 848
Doğu Marmara 36.5 7.2 822
Batı Anadolu 42.2 11.6 915
Akdeniz 41.7 11.9 964
Orta Anadolu 49.5 13.5 887
Batı Karadeniz 42.9 7.9 779
Doğu Anadolu 38.0 6.5 874
Kuzeydoğu Anadolu 53.2 17.8 1000
Ortadoğu Anadolu 47.2 14.6 994
Güneydoğu Anadolu 47.7 19.2 1.165
Türkiye 39.3 9.9 10.798

Kaynak: Yazıcı (2013)

Yukarıdaki tabloda yaşamının herhangi bir döneminde ve son 12 aya ait Türkiye’de eşi veya sevgilisi tarafından fiziksel şiddet yaşamış kadınların yüzdesi verilmiştir. Tablodan anlaşılacağa üzere ülkemiz genelinde eşleri ve erkek arkadaşları tarafından şiddet gören kadınların oranı bir hayli fazladır.

T.C. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı’nın 1993 ve 1994 yılları arasında yapmış olduğu araştırmaya Türkiye’deki kırsal ve kentsel kesimi temsil eden 4287 hane katılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda şu sonuçlara varılmıştır. Hanelerin şiddet türleri ve dağılımları şu şekilde ifade edilmiştir. (Mehmet YAZICI, 2013).

– % 34’ünde fiziksel şiddet

– %53’ünde sözlü şiddet

Hane içindeki ebeveynlerin %70’inin önceki yaşamlarında fiziksel şiddet gördükleri saptanmıştır. Aynı zamanda aile içerisinde alkol ve madde bağımlılığı olan bireylerin şiddet eğilimi diğer ailelere göre arttığı gözlemlenmiştir.

YAMAN EFE ve AYAZ (2010) yaptıkları araştırma sonucunda kadınların şiddet kavramını sadece fiziksel şiddet olarak algıladıkları sonucuna varmışlar diğer şiddet türleri hakkında bilgi sahibi olmadıkları için bu şiddet türlerine doğrudan ya da dolaylı olarak maruz kalsalar bile farkında olmadıklarını ve diğer şiddet türlerinin önlenmesine yönelik bir girişimde bulunmadıklarını belirtmiştir. Buradan anlaşılacağı üzere şiddet türleri ve şiddete maruz kalmak hakkında toplum bilinci yok denilecek kadar az. Çalışmanın devamında erkek egemen Türk toplumunda kadına yeterince söz hakkı verilmediği ve kadının eşinin sözünü dinlememesi sonucunda kendine şiddet uygulanmasını normal görmektedirler. Kadınların şiddet görme eğilimlerinin eğitim ile ters orantılı olduğu saptanmıştır. Yani bir toplum içerisindeki bireylerin eğitim ve refah düzeyi ne kadar yüksek ise şiddet olayları ve şiddeti doğuran faktörler o oranda azalmaktadır.

YAMAN EFE ve AYAZ (2010) anketlerle destekledikleri çalışmada kadınların hangi durumlarda şiddeti haklı gördüklerini şu şekilde belirtmiştir.

Kadınların şiddeti haklı gördükleri durumlar
Görüşleri Katılımcı %
Eşine ihanet etmesi 160 43.2
Eşinin sözünü dinlememesi 82 22.2
Yalan söylemesi 6 1.6
Hakkı yok 108 29.2

 

Yaptıkları anket sonucuna göre;

  • 160 katılımcının %43.3’ü kadının eşine ihanet etmesi sonucunda şiddeti haklı bulduklarını belirmişler.
  • 82 katılımcının %22.2’si eşinin sözünü dinlemeyen kadına şiddeti şiddeti olumlu karşılaşmışlardır.
  • 6 katılımcının %1.6’sı kadının eşine yalan söylemesi sonucunda kadına yönelik şiddeti haklı bulmuşlardır.
  • 180 katılımcının %29.2’si erkeğin kadına şiddet uygulama hakkı olmadığını söylemişlerdir. 

 

Bu Konuyu Seçmemin Nedeni Neydi ?

Kadınlara yönelik şiddet geçmişten günümüze kadınların biyopsikososyal gelişimlerini olumsuz yönde etkileyen sorunların önünde gelmekte. Önceki bölümlerde de bahsettiğim üzere genellikle ataerkil toplumlar olmak üzere ekonomik sistem ve hukuk sistemi tam olarak yerine oturmamış toplumlarda kadına yönelik şiddet göz ardı edilmiş ya da hukuken yaptırım gücü olan kurallar koyulmamış veya koyulan kurallar tam olarak uygulanmamış. Günümüzün büyük sorunları arasında olan kadına yönelik şiddetin nedenleri merak edilmekte ve araştırma konusu olmakta. Bu konuyu seçmemdeki en önemli etken son dönemlerde de gördüğümüz kadına yönelik şiddet vakalarında büyük artışlar görülmesi ve kadınların ifade özgürlüğünün kısıtlanması. Bu araştırma sonucunda edineceğim bilgiler dahilinde lisans eğitimi süresince ve sonrasında şiddet mağduru kadınların haklarını en iyi şekilde ifade edebilmek, kadınlara yönelik şiddetin nedenleri ve kadınların kadınlara yönelik şiddete bakış açılarını saptayıp daha sonraki çalışmalarıma bir ön hazırlık yapmak istiyorum. İnsan hakları çerçevesinde ne erkeğin kadından ne de bir kadının erkekten üstünlüğü yoktur. Özellikle son birkaç yıl içerisinde yaşanan vakalardan dolayı bu konuyu seçme gereği duydum.

Seçtiğim Kaynaklar Hakkında

İlk ele aldığım kaynak Ayşe Gül ALTINAY ve Yeşim ARAT tarafından 2007 yılında tamamlanan ve aynı zamanda Tübitak desteği olan bir araştırma konusu “Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet”. Bu araştırma benim için sınırlı kaynaklar arasında bulunmaz bir nimet niteliği taşımakta. Altınay ve Arat (2007) ülkemizde görülen kadınlara yönelik şiddetin kadın vatandaşlarımızın birçok alandaki potansiyellerini kısıtladığını ifade etmiştir. Eğitim ve iş alanlarını kadınların potansiyellerinin kısıtlandığı alanlara örnek olarak verebiliriz. Aynı zamanda şiddetin kadınların hayatını idame ettirmede büyük engellere yol açtığından hatta ölüm gibi geri dönüşü olmayan ciddi sorunlarla sonuçlanabileceğinden de bahsetmiştir. Bu çalışma konuyu geniş bir perspektifle ele aldığı için incelediğim kaynaklar arasında yer alıyor.

İkinci incelediğim kaynak Jasen, Üner, Kardam, Tezcan, Ergöçmen, Türkyılmaz, Yüksel, Koç, Yiğit ve Coşkun tarafından 2009 yılında tamamlanmış olan “Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet” . Bu kaynakta kadına yönelik aile içi şiddet ve aile içi şiddetin Türkiye’deki uygulanma oranları verilmiştir. Yaptıkları kapsamlı çalışmalar sonucu Türkiye genelinde kadınlar ve erkelerin şiddet algılarının farklı olup olmadığını saptamaya çalışmışlardır. Bu çalışmalarını anketlerle desteklemişlerdir. Geniş ve kapsamlı veriler içerdiği için bu kaynağı seçmek istedim.

Üçüncü incelediğim kaynak Şengül YAMAN EFE ve Sultan AYAZ tarafından Anadolu Psikiyatri Dergisinde 2010 yılında yayınlanan “Kadına yönelik aile içi şiddet ve kadınların aile içi şiddete bakışı” adlı yazıdır. YAMAN EFE ve AYAZ (2010) makalelerinde hem dünya genelinde hem de Türkiye’de bazı kadınların belirli dönemlerde eşleri tarafından istismar edildikleri vurgulanmıştır. Yazıda kadınların sosyodemografik özelliklerine ve kadınların aile içi şiddete bakışına değinmiştir.

Dördüncü incelediğim kaynak ise “Kadınlara Yönelik Şiddet: Tv Dizilerinde Kadına Yönelik Şiddet Üzerine Bir Araştırma” çalışma Sezen ÜNLÜ, Nazlı BAYRAM, Canan ULUYAĞCI ve Sevil UZOĞLU BAYÇU tarafından 2009 yılında yayınlanmıştır. Televizyon özellikle son yıllarda evimizin başköşesini tutmasıyla beraber hayatımızı büyük ölçüde etkilemeye başlamıştır. Araştırma medyada şiddete yönelik haberlerin açık bir şekilde verildiğini fakat diziler tarafından üstü kapalı bir şekilde verilen şiddetin halk gözünde olağan bir şekilde karşılanmaya başlamasından bahsedilmiştir. Bu bağlamda dizilerin kadına yönelik şiddeti meşrulaştırdığını söyleyebiliriz. Ünlü ve arkadaşları bu araştırma ile kurmaca karakterlerin aynı zamanda rollerini gerçek hayattan aldıklarını da söylemişlerdir. Bu makaleyi seçmemde televizyon dizilerinin şiddeti meşrulaştırdığını ve fazlasıyla kadına yönelik şiddet içerdiklerini düşmem etkili olmuştur.

 

Kaynaklar

Altekin, S. (23 EYLÜL). Şiddet ve Şiddetin Farklı Türleri.            28.11.2016,http://serapaltekin.net/serap-altekin-makale-siddet-ve-siddetin-farkli-        turleri.php.

 

Altınay, A.G. ve Arat Y. (2007). Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet. İstanbul:Punto Baskı           Çözümleri.

 

Ayaz, S., Yaman-Efe, Ş. (2010). Kadına yönelik aile içi şiddet ve kadınların aile içi        şiddete bakışı, Anadolu Psikiyatri Dergisi, 11, 65-70.

 

Dursun, Y. (2011). “Şiddet nedir ?”, FLSF (Felsefe ve Sosyal Bilimler Dergisi), 12,1-18.

 

Jasen, H., Üner, S., Kardam, F., Tezcan, S.,  Ergöçmen, B.A., Türkyılmaz, A.S., Yüksel,            İ., Koç, Yiğit, E. ve Coşkun, Y.(2009). Türkiye’de Kandına Yönelik Aile İçi Şiddet.       Ankara.

 

Şenol, D. ve Yıldız, S.(2013). Kadınlara Yönelik Şiddet Algısı, Ankara:Tarcan Maatbacılık.

 

Ünlü, S., Bayram, N., Uluyağcu, C., Uzoğlu Bayçu, S. (2009). Kadınlara Yönelik Şiddet:          Tv Dizilerinde Kadına Yönelik Şiddet Üzerine Bir Araştırma, Selçuk İletişim Dergisi,      5, 96-104.

 

WHO (2002). Abuse And Violence.28.11.2016,       http://www.who.int/whr/2002/en/whr02_en.pdf.

 

Yazıcı, M. (2013). Toplumsal Değişim Durumunun Şiddet Biçimiyle İlişkisi:        ABD/Avrupa – Türkiye Karşılaştırması, Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, 46, 363-           364.

 

Yıldırım, A. (1998). Sıradan şiddet: Kadına ve çocuğa yönelik şiddetin toplumsal            kaynakları.İstanbul: Boyut Kitapları.

Yazar hakkında

M.Enes Yalçın

Selamlar ben Enes. Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet ve Eğitim Fakültesi çift anadal Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık programı öğrencisiyim. Eğitim alanındaki gelişmeleri takip etmeye ve gelişmeleri sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Acil iletişim için instagram adresim,
instagram: @enes_yalcn

Bu konuya yorum yaz